26 Şubat 2012 Pazar

"Hepiniz Ermenisiniz Hepiniz P.çsiniz"

                                           

Tarih: 26 Şubat 1992   

Yer: Yukarı Karabağ bölgesi, Hocalı kasabası, Azerbaycan

Olay: Şubat’ın 25’ini 26’sına bağlayan gece Ermenistan ordusuna bağlı birlikler  kasabaya saldırdı. Gece yarısı neye uğradığını şaşıran sivil kasaba halkı, maruz kaldıkları saldırı karşısında canlarını kurtarmak için soğuk kış gecesinde  kasabadan  kaçmaya çalıştı. Ama tüm giriş çıkışlar  Ermenistan birlikleri tarafından tutulmuştu.  Söz konusu gecede, abluka altına alınan masum ahali yaşlı, çocuk, kadın denilmeden hunharca katledildi.

Bilanço:  63’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’den fazlası yaşlı olmak üzere toplam 613 ölü…487 ağır yaralı hasta…154 tane öksüz kalan çocuk… Bütünüyle yok olan 8 aile…Başına ne geldiği dahi bilinmeyen 150 kişi…Hayata engelli devam etmek zorunda kalan 76 kişi…İşkenceye maruz kalan 1257 “rehine”…

Sonuç: Tarihin acılı sayfaları arasına “kanlı” harflerle kaydedilen bir insanlık dramı: Hocalı Katliamı.

Tarih:26 Şubat 2012

Yer: Taksim Meydanı, Türkiye

Olay: “Ermeni Yalanına Sessiz Kalma!” sloganı kullanılan afişlerini gördüğümüz,  20. seneyi devriyesi dolayısıyla Hocalı katliamını anmak üzere düzenlenen yürüyüş…

Bilanço: Haklı olarak bolca taşınan “Hepimiz Türk’üz Hepimiz Hocalılıyız” dövizlerinin içerisinde  ara ara kendini gösteren ve adeta nefret kusan “Hepiniz Ermenisiniz Hepiniz P.çsiniz” vb. dövizler…

Sonuç:

1) Nerede olursa olsun masum sivillerin canına kasteden tüm oluşumlar kınanabilmelidir. Dolayısıyla yürüyüş ve eylem tamamen meşru bir haktır. Fakat yaşanan olaylarda suçu bulunmayan  ve olaylara dahli sadece etnik aidiyet dolayısıyla tezahür eden bir topluluğun bütünüyle  hedef haline getirilmesi nefret söylemidir.

2)   Katledilen ölüleri anmak için düzenlenen program, özellikle belli çevreler aracılığıyla, başkalarının ölümünü/öldürülmesini dilemeye dönüştürüldü. Ve bu da, öldürülen masumlara “insan” olmak üzerinden değil de etnik kimlik üzerinden yaklaşıldığı gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde gösterdi.

3)   20 yıl önce gerçekleşen menfur saldırının hakkını aramak yerine “Hepiniz Ermenisiniz Hepiniz P.çsiniz!”, “Ülkücüler burada Ermeniler nerede?”  gibi nefret söylemi içeren haksız saldırılara girişilmesi akıllara şu soruyu düşürdü: Amaç haksızca öldürülen Azerilerin yanında olmak mı yoksa her daim Ermenilerin karşısında olmak mı?

4)   Bir yerlere “demokrasi” ve “adalet” götürme iddiasında olan güçlerin ve dünya kamuoyunun çoğunluğunun bu elim katliam karşısında yıllardır sessiz kalarak sergiledikleri garabet bir kez daha kendisi göstermiş oldu.

5)   İnsanlığın ortak acısı olması gereken Hocalı katliamı için düzenlenen yürüyüş, acı kayıpların istismar edilmesi suretiyle ne yazık ki ırkçı ve faşizan söylemlere kurban edildi. Ve acıların üzerinden yine bir Ermeni düşmanlığı yaratılmaya çalışıldı.

6)   “Hocalı, Hama, Srebrenitsa bir daha yaşanmasın!” diyerek slogan atanlar, iddialarında samimiyseler, bu dileklerinin yanına “Bu ülkede başka Hrantlar ölmesin!” dileğini de ekleyebilecekler mi? Mazlumların yanında yer aldığını iddia edenler, 1915 “olayları” için Ermenilerin acılarını da paylaşabilecekler mi?

Ve tüm bu yaşananlar  adaletin külli olduğunu; zulme rızanın da zulüm olduğunu; ve ideolojilere göre şekillendirilmediği sürece vicdanların hep adaletten yana olacağını hatırlatmaya yetmez mi?







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder